Halkalı'da patlama:2 asker şehit, bir çocuk öldü

>> вторник, 22 юни 2010 г.

DHA

İstanbul Halkalı'da sabah saat 07.30 sıralarında askeri lojman yakınlarında asker taşıyan bir sivil otobüsün geçişi sırasında meydana gelen patlamada ilk belirlemelere göre 2 uzman çavuş şehit oldu, bir askerin kızı hayatını kaybetti. 9 kişi de yaralandı. Yaralılardan ikisinin durumu ağır.

OLAY YERİNDEN İLK FOTOĞRAFLAR

Patlama nedeniyle otobüsün camları tamamen patladı. Patlamanın meydana geldiği bölgede güvenlik önlemleri arttırıldı. Polis ekipleri, tuzaklı bir başka olması ihtimali üzerinde duruyor.

Patlamaya, refüjün kenarına bırakılan uzaktan kumandalı parça tesirli bombanın neden olduğu iddia ediliyor. Polis ekipleri, olay yerinde bir kişiyi gözaltına aldı.

3 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Mehmet Akif Ersoy Hastanesi'nin başhekiminin verdiği bilgilere göre, patlamada biri çocuk 3 kişi hayatını kaybetti.

Hayatını kaybeden 3 kişinin isimleri şöyle: Uzman Çavuş Çağlar Bölükbaşı, Uzman Çavuş Uğur Ekiz, Buse Sarıyer..

Hayatını kaybeden Buse Sarıyer, bir askerin kızı...

Ayrıntılar birazdan...

http://www.hurriyet.com.tr

Read more...

İsrail’e Gazze kredisi

>> неделя, 20 юни 2010 г.

İsrail’e Gazze kredisi









20 Haziran 2010
İsrail’e  Gazze kredisi

Gazze ablukasını delmek üzere yol alırken İsrail’in kanlı bir baskın düzenlediği gemilerde bulunan eylemcilerin özel eşyalarına el konmuştu. Şimdi o eylemciler, iade edilmeyen kredi kartları ve telefonlarının İsrail’de kullanıldığını iddia ediyor.

İSRAİL askerlerinin, Mavi Marmara gemisine 31 Mayıs’ta düzenledikleri kanlı baskın sırasında el koydukları, eylemcilere ait kredi kartları iade edilmediği gibi, kimliği belirsiz kişiler tarafından kullanılmaya başladı. The Guardian’ın haberine göre çok sayıda eylemcinin kredi kartı, internetten özellikle elektronik ürün alışverişi için kullanılıyor, cep telefonlarından konuşmalar yapılıyor.
İngiltere’nin Gloucester şehrinde yaşayan 23 yaşındaki eylemci Ebrahim Musaji,
kredi kartının ilk olarak 9 Haziran’da İsrail’de bir bankamatikte kullanıldığını, ardından Hollanda’da i-Pod aksesuarları satan bir siteden önce 42, sonra 37 sterlinlik iki alışveriş yapıldığını söyledi.
1000 dolar çektiler
Amerikalı eylemci Kathy Sheetz’in
kredi kartından 6 Haziran’da yine bir İsrail ATM’sinden 1000 dolar nakit avans çekildiği belirtildi. İtalyan gazeteci Manolo Luppichini’nin kredi kartından da 54 Euro çekilmiş. 80 yaşındaki Amerikalı eylemci David Schermerhorn ise el konan iPhone’undan görüşmeler yapıldığını iddia etti. İsrail Ordusu’nun elinde hâlâ, toplam değerinin 2 milyon euro’ya ulaştığı söylenen, eylemcilere ait malzemeler bulunuyor. Ayrıca çok sayıda pasaport da, henüz geri gönderilmiş değil.

http://www.hurriyet.com.tr

Read more...

Obama Müslümanmış

>> сряда, 16 юни 2010 г.

İsrail'de aylık yayın yapan "İsrail Today" dergisinin Mayıs sayısında, ABD Başkanı Barack Obama'nın Mısırlı yetkililere Müslüman olduğunu söylediği öne sürüldü.

Söz konusu iddia, Avi Lipkin'in dergide Victor Mordecai mahlasıyla yazdığı "Obama ve İslam gündemi" başlıklı makalede dile getirildi.

ABD yaşayan ve geçmişte İsrail'de bürokratik görevlerde bulunmuş olan Lipkin yazısında iddiasını şöyle anlattı:

"İsrail radyosunun Arap dili yayınlarının başında olan eşim Rachel, Mısır'ın Nil televizyonunda 'Yuvarlak Masa Programı'nda ilginç bir bilgi yakaladı. Mısır Dışişleri Bakanı Ahmed Ebul Gheit, ABD Başkanı ile baş başa yapılan bir toplantıda Obama'nın kendisinin Müslüman olduğunu, Müslüman bir babanın oğlu olduğunu, Müslüman bir üvey babanın üvey oğlu olduğunu, Kenya'daki üvey kardeşlerinin Müslüman olduklarını ve kendisinin de İslama yakın hissettiğini söylediğini anlattı.

Obama ayrıca Araplardan sabır göstermelerini istemiş. Obama (sağlık reformu gibi) iç meseleleri hallettikten sonra dünyaya İsrail'le nasıl başa çıkacağını göstermek istiyormuş."

SPEKÜLASYONLAR

Obama'nın üvey babasının Müslüman olması ve hayatının bir dönemini Endonezya'da geçirmesi nedeniyle Müslüman olduğu yönünde özellikle seçim kampanyası sırasında yoğun spekülasyonlar yapılmıştı.

Obama'nın rakipleri de ABD Başkanı'na karşı Müslüman olduğu iddialarını kullanmaya çalışmıştı.

Obama'nın seçim döneminde verdiği bir söyleşide, "Benim İslamiyet inancım" demiş ancak arkasından "Benim Hıristiyanlık inancım" diye düzeltmişti. Obama'nın dilinin sürçtüğü açıklanmıştı.

http://www.hurriyet.com.tr

Read more...

İşte İsrail'in caniliği!

>> вторник, 15 юни 2010 г.

İşte İsrail'in caniliği!

İsrail’in 2 yıl önce binden fazla masum Filistinlinin ölümüyle sonuçlanan Gazze’ye yönelik hava saldırısıyla ilgili hiçbir yerde yayınlanmamış yeni fotoğraflar ortaya çıktı.

İSTANBUL
15.06.2010
Videoyu İzlemek İçin Tıklayınız


Dünyanın gözleri önünde günlerce Gazze’ye ölüm yağdı. Füzelerin hedefinde okullar, hastaneler, camiler de vardı. İşte o saldırılardan biri de Gazze'de BM’ye ait okula yapıldı.

Fosfor bombalarının kullanıldığı saldırıda çoğunluğu öğrenci olmak üzere 30 kişi öldü, 55 kişi yaralandı. İşte o saldırıya ait dehşet veren fotoğraflar ortaya çıktı. Fotoğraflarda saldırı anları ve saldırı sonrası yanan sınıflarda adeta küle dönen çocuklar görünüyor.

Bu fotoğraflar İsrail’in çocuk-yaşlı gözetmeden masum insanları bile gözünü kırpmadan öldürebileceğini bariz bir şekilde gözler önüne seriyor.

http://www.iha.com.tr

Read more...

'Gemilerde provokatörler olduğunu varsayıyoruz'

JPost


İsrail Donanma Koramirali Rani Ben-Yehuda Jerusalem Post’a bugünden itibaren, İsrail’in Gazze Şeridi’ne uyguladığı deniz ablukasını kırmak için yola çıkacak bütün gemilerde provokatör grupların bulunacağı varsayımına dayanarak hareket edeceklerini açıkladı.

İran’ın resmi haber ajansı IRNA, önümüzdeki hafta İran’a ait insani yardım taşıyan iki kargo gemisinin önümüzdeki hafta Gazze’ye doğru yola çıkacağını, gemilerden bir tanesinin İstanbul’dan geçeceğini duyurdu. Bir başka filonun da yakın zaman içinde Lübnan’dan Gazze Şeridi’ne gitmesi bekleniyor.

İranlı yardım yetkilisi Muhammed Ali Nurai’nin açıklamasına göre gemilere yükselencek kargonun bir kısmı İstanbul’a gönderilecek, oradan bir gemiye yüklendikten sonra Gazze’ye aktarılacak. Diğer gemi ise Hürremşah limanından yola çıkacak.

Ben-Yehuda, İsrail’in elinde İran gemilerinin silah taşıdığına dair bir istihbarat olmamakla birlikte, donanmanın gemide provokatörler olduğunu varsayacağını söyledi.

"PROVOKATÖRLERİN VARLIĞINA İNANIYORUZ"

“Bu yeni filolara katılmayı düşünen insani yardım aktivistlerine kararlarını ciddi ciddi gözden geçirmelerini tavsiye ediyorum çünkü gemide kim olduğunu bilemezler” diyen Ben-Yehuda, provokasyona ve Mavi Marmara’da yaşananların tekrarlanmasına neden olacak grupların gemide olduğuna inandıklarını söyledi.

Röportajda Ben-Yehuda, donanma komandolarının iki hafta önce Mavi Marmara’ya düzenlediği baskını da savundu. 31 Mayıs’ta yaşanan baskında dokuz kişi hayatını kaybetmişti. İsrail ordu yetkilileri ölenlerin tamamının kiralık militanlar olduğunu iddia ediyor.

Ben-Yehuda, “Gemideki onlarca insanın bölgeden ve dünyanın her yerinden terör örgütleriyle bağlantılı olduğuna dair artan işaretler ve kanıtlar” diyen Ben-Yehuda, bu insanların bazılarını geçmişte karıştıkları olaylardan tanıdıklarını iddia etti.

Ben-Yehuda, ölen dokuz yolcunun tamamının Türk olduğunu ve Şayetet 13 isimli komando grubuna saldırdıklarını da söyledi. Amiral, operasyonun sonuçlarının donanmanın öngördüğü gibi olmadığını ifade etti.

"OPERASYON SON TAHLİLDE BAŞARILI"

Donanma askerlerinin hafif bir direniş beklediklerini ancak bir terörist grubuyla karşılaşmayı ummadıklarını belirten Ben-Yehuda, son tahlilde operasyonun başarılı görülebileceğini de dile getirdi.

Ben-Yehuda, “Hiçbir masum ölmedi, sadece teröristler. Teröristlerin kuşattığı bir binaya gider ve teröristleri öldürürseniz bu bir başarıdır” dedi.

Buna ek olarak İran haber ajansları Pazartesi günü, üç İranlı parlamenterin Mısır üzerinden Gazze’ye gitmeyi planladığını duyurdu. Milletvekili Mahmud Ahmedi Bigaş’nin Meclis’in iki üyesiyle birlikte bu hafta Mısır üzerinden Gazze’ye gideceğini söyledi.

Bigaş, 290 sandalyeli parlamentodan 200 milletvekilinin ziyarette bulunmak istediğini ancak sadece üç kişinin gideceğini belirtti. İranlı milletvekili Mısırlıların Refah sınır kapısından geçişe sıcak baktığını, 70 milletvekilinin Mısır’dan vize aldığını dile getirdi.

İRAN'IN İLK GİRİŞİMİ DEĞİL

Akdeniz'de geçtiğimiz yıl Ocak ayında Gazze'ye 70 kilometre kala bir İsrail savaş gemisi, Gazze'ye yardım malzemesi taşıyan bir İran gemisini durdurarak, gemiden bölgeyi terk etmesini istemişti. Gemi daha sonra rotasını Mısır'a çevirmiş. Ancak Mısır, geminin yardım malzemelerini indirmesine izin vermemişti. Bunun üzerine İran, İsrail'le barış anlaşması olan Mısır'a protesto notası vermişti.


http://www.hurriyet.com.tr

Read more...

Akdeniz'de savaşa davet

>> понеделник, 14 юни 2010 г.

hurriyet.com.tr / DIŞ HABERLER


İsrail'le yaşanan gemi krizinin izleri silinmeden, bu sefer de İran, Gazze'ye yardım malzemesi taşıyan iki gemi gönderdi. Gemilerde İran Devrim Muhafızları'nın da bulunduğu tahmin ediliyor.

İSRAİL: İRAN GEMİLERİ GAZZE'YE ULAŞAMAYACAK

İran devlet radyosunun haberine göre, Gazze Şeridi'ne yiyecek, oyuncak ve inşaat malzemesi taşıyan ilk İran gemisi dün yola çıktı. Geminin hafta sonunda Gazze açıklarına varması bekleniyor.

"Filistin Ulusunun Müdafaası İçin Birlik" isimli İranlı sivil toplum kuruluşu yetkilileri, Gazze'ye İsrail tarafından uygulanan abluka kalkana kadar İran gemi yardımına devam edecek" diye konuştu.

İranlı üst düzey yetkililer, dini lider Ayetullah Hamaney'in emir vermesi halinde Devrim Muhafızları'nın gemilerde yer almaya ve gemilere eşlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı. Ancak bugün IRNA haber ajansına konuşan Devrim Muhafızları liderlerinden Hüsseyin Selami, henüz böyle bir planları olmadığını ifade etti.

İsrail'in yardım filosuna 31 Mayıs'ta düzenlediği operasyonda Mavi Marmara gemisinde bulunan 9 Türk hayatını kaybetmiş, kanlı baskın başta İslam ülkeleri olmak üzere dünyada büyük tepki ve öfkeye neden oldu.

Bu olayın ardından İran Kızılayı'ndan yapılan açıklamada, yaklaşık 100 bin İranlı'nın Gazze'ye gidecek gemilerde yer almak için başvurduğu ifade edildi.

Turkiye haberler

Read more...

Suudiler'den İsrail iddiasına yanıt

>> неделя, 13 юни 2010 г.


Suudiler'den İsrail iddiasına yanıt

AA

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Times gazetesinde, “İran'a olası saldırısı sırasında İsrail'e hava sahasını kullandıracakları” yönündeki haberi kesin dille yalanladı.

Suudi Arabistan'ın resmi ajansı SPA'ya göre, Bakanlık, bu “yalan iddiaları kesin dille yalanladı” ve “Suudi Arabistan, egemenliğinin ihlal edilmesini ya da bir başka ülkeye saldırmak için hava sahasını kullandırmayı reddeden kararlı tutumunu yineler. Bu siyasetin hiçbir ilişkimiz bulunmayan İsrailli işgalci yetkililere de uygulandığı açıktır” açıklamasında bulundu

İngiliz Times gazetesinin Körfez'deki askeri kaynaklara dayanarak dün verdiği haberde, Suudi Arabistan'ın İran'a olası bir saldırı halinde İsrail'e hava sahasını kullanması için izin verdiği ileri sürülmüş, bir Amerikalı askeri kaynağın da “Suudi Araplar, kendileri başka yere bakarken İsraillilerin ülke hava sahasından geçmesine izin verdi. Suudiler kendi savaş uçaklarının harekete geçmemesi ve kimsenin vurulmaması için denemeler yaptı bile. Bütün bunlar ABD Dışişleri Bakanlığının onayıyla yapıldı” dediği belirtilmişti.

http://www.hurriyet.com.tr / Turkiye haberler

Read more...

NATO böyle saldırı görmedi !

>> сряда, 9 юни 2010 г.



hurriyet.com.tr/DIŞ HABERLER

Pakistan'ın başkenti İslamabad yakınlarında, Afganistan'daki yabancı güçlere askeri araç taşıyan tırlara yapılan saldırıda 7 kişi öldü.

İŞTE O KORKUNÇ SALDIRININ FOTOĞRAFLARI

İslamabad'a 10 kilometre mesafede, ağır vasıtaların park yerinde yapılan saldırıda 60 tır yandı. Tırların Humvee gibi askeri araçlar taşıdığı belirtildi.

15 kadar militan önce otomotik tüfekler ve el bombalarıyla ateş açtı, daha sonra da tırları ateşe verdi.

Pakistanlı yetkililer saldırıda hayatını kaybedenlerin kimlikleriyle ilgili bilgi vermedi ancak ölenlerin çoğunun tır şoförleri olduğu belirtildi.

Afganistan'daki ABD öncülüğündeki güçlere gönderilen malzeme ve yakıtın büyük kısmı, Karaçi limanına gemilerle indirildikten sonra Pakistan üzerinden taşınıyor.

http://www.hurriyet.com.tr /

Read more...

Polise saldırı !

>> вторник, 8 юни 2010 г.

DHA/A.A


Küçükçekmece'de polis servis aracına yönelik bombalı saldırıda 15 polis yaralandı.

OLAY YERİNDEN FOTOĞRAFLAR

İŞTE OLAY YERİNDEN GÖRÜNTÜLER / WEB TV

Alınan bilgiye göre, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne ait servis otobüsünün Halkalı Bezirganbaşı mevkisindeki Mehmet Akif Ersoy Hastanesinin önünden geçişi sırasında bomba patlatıldı.

Patlama sonucu, ilk belirlemelere göre, servis aracında bulunan polislerden 15 kişi yaralandı.

Yaralılar, ambulanslar ve özel araçlara çeşitli hastanelere kaldırıldı.

Yaralıların kimliklerinin belirlenmesine çalışıldığı bildirildi.

ÇAPKIN: "OLAYI ARAŞTIRIYORUZ"

İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, saldırıda 15 polisin hafif yaralandığını, olayla ilgili araştırmanın devam ettiğini bildirdi.

Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne ait servis otobüsünün Halkalı Bezirganbaşı mevkisindeki bombalı saldırıyla ilgili olarak açıklamada bulunan Çapkın, “Bir patlama bu. Servis minibüsü geçerken yolun kenarına konulmuş ve patlatılmış bir bomba. Öyle görünüyor. Uzaktan kumandalı olabilir” dedi.

Araştırmalarının devam ettiğini belirten Çapkın, “15 arkadaşımız hafif yaralı. Olayı araştırıyoruz. Konu bu şekilde. Şu anda olayın failleriyle ilgili bilgi yok, çalışıp bulacağız” diye konuştu.

Bu arada, patlama sırasında olay yerinden geçerken hafif yaralanan 2 vatandaşın Mehmet Akif Ersoy Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ayakta tedavi edildiği öğrenildi.

Çevredeki hastanelerde başka yaralı bulunup bulunmadığının araştırıldığı bildirildi.

HAYATİ TEHLİKELERİ YOK

Bombalı saldırıda yaralanan 15 polis memurunun hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne ait servis otobüsüne düzenlenen bombalı saldırıda yaralanan polis memurları Bakırköy Dr.Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Mehmet Akif Ersoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Özel Kent Hastanesine kaldırıldı.

Bakırköy Dr.Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan polis memurları Kadir Turan ve Asiye Özçelik ile Özel Kent Hastanesine kaldırılan Tahir Aydın, Serhat Yaman, Nazmi Gül ve Cem Ali Tok'un ayakta tedavi edildikleri öğrenildi.

Mehmet Akif Ersoy Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bulunan 8 polis memurunun sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.


http://www.hurriyet.com.tr /

Read more...

İsrail’in sildiği fotoğraflar !

>> неделя, 6 юни 2010 г.

Selçuk YAŞAR


Uluslararası sulardaki operasyon sırasında elektronik karartma yaparak görüntüleri engellemeye çalışan İsrail askerlerinin dünyanın görmesini istemediği fotoğrafları Hürriyet ele geçirdi.

İŞTE O FOTOĞRAFLAR - FOTOGALERİ

İsrail’in sildiği veya kullanılamaz hale getirdiği fotoğraflar, makinelerin hafıza kartlarından birinde, program yardımıyla data geri dönüşümü yapılınca gün yüzüne çıktı.

GAZZE’ye yardım taşıyan gemilere İsrail Ordusu’nun saldırısı sırasında çekilen görüntülerin çoğu askerlerin fotoğraf makineleri ve hafıza kartlarına el koyması nedeniyle ortaya çıkmamıştı. Operasyon sırasında elektronik karartma yaparak görüntüleri engellemeye çalışan İsrail askerlerinin dünyanın görmesini istemediği için sildiği veya kullanılamaz hale getirdiği fotoğraf makinelerinin hafıza kartlarından birinde program yardımıyla data geri dönüşümü yapılınca birçok çarpıcı fotoğraf gün yüzüne çıktı.

Korkuyla ağlayan komando

İsrail’in elit komando birliği Şayetet 13’ün gemiye ilk saldırısında 4 kişiyi öldürmesinin ardından silahsız eylemcilerin etkisiz hale getirdiği askerlerin fotoğrafları dikkat çekiyor. Gemiye operasyon düzenleyen komando birliğindeki askerleri aciz, korkmuş ve hüngür hüngür ağlarken gösteren fotoğrafların bu birliğin imajını sarsmasından endişe edildiği için silindiği düşünülüyor. Ortaya çıkan bazı fotoğraflarda İHH görevlilerinin etkisiz hale getirilen askerlere zarar verilmemesi için gemidekileri uyardığı anlaşılıyor. Sağlık görevlileri de kanlar içinde yerde yatan askerlere müdahale ediyor. Fotoğraflar arasında alnından tek kurşunla vurulan İHH görevlisi Cevdet Kılıçlar’ın sedyedeki cansız bedeni de görülüyor.

Hafıza kartlarını almışlar

İsrail’de el konulan eşyalar Dışişleri Bakanlığı’nın girişimleriyle tek tek Türkiye’ye getiriliyor. İHH Basın Sorumlusu Salih Bilici, “Gönderilen fotoğraf makinelerinin çoğunda hafıza kartları bulunmuyor. Olanların ise içi tamamen silinmiş. Program yardımıyla fotoğrafları geri getirmeye çalıştık ama istediğimiz fotoğraflara ulaşamadık” diye konuşuyor.

SD Memory Card Recovery

Bir İHH gönüllüsünün getirdiği içi boş fotoğraf kartının içindeki verileri bilgisayarımızda “SanDisk Memory Card Recovery” programı ile geri kazanmaya çalıştığımızda Mavi Marmara Gemisi’ne yapılan saldırıda çekilen fotoğraflar ortaya çıktı. Helikopterle gemiye indikten sonra eylemcilerin demir ve sopayla saldırdıkları ve ele geçirdikleri askerlerin, öldürüleceklerini düşündükleri için yaşadıkları korku yüzlerine yansıyor.

‘Başarıları’ için madalya alacaklar

MAVİ Marmara’ya yapılan ilk saldırı sırasında büyük bir beceriksizlik ve amatörce davranan İsrail’in seçme birliği Şayetet 13’ün elemanları kendi ülkelerinde de büyük bir eleştiri konusu oldu. Buna rağmen saldırıda 6 Türk’ü öldürdüğü bildirilen komando çavuş ile diğer İsrailli askere madalya verileceği açıklandı. Kanlı baskın nedeniyle dünyanın tepkisini çeken, kendi ülkesinde de başarısız bir operasyon yürütmekle suçlanan İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, önceki gün
Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Marom’la birlikte, gemiye baskın düzenleyen “Şayetet 13” komandolarının Atlit’teki üssünü ziyaret etmişti.

Suikast ve sabotaj uzmanları

MAVİ Marmara Gemisi’ne düzenlenen operasyonla dünyanın tanıdığı İsrailli elit komando birliği “Şayetet 13”, İngiliz mandası dönemindeki Yahudi direnişçilerin gayri resmi ordusu “Haganah”ın üyelerinden Yohai Ben-Nun tarafından 1949’da kuruldu. Resmi varlığı 1960’ta açıklanan Şayetet 13’ün uzmanlık alanları arasında denizden karaya çıkarma, suikast, terörle mücadele, sabotaj, denizde istihbarat toplama ve denizde rehine kurtarma operasyonları gösteriliyor. Şayetet 13’ün düzenlediği operasyonlar arasında, Münih Olimpiyatları’nda İsrailli sporcuları öldüren Kara Eylül örgütünün 3 üst düzey yetkilisini öldürmek de var.

Gemide soğanlı intifada

İSRAİL ordusunun Mavi Marmara Gemisi’ne saldırısı sırasında savunma yapmaya çalışan eylemciler bunun için ellerine geçen her malzemeyi kullandılar. Bir kısmı sopa ve demirlerle askerlere karşı koydu, bir kısmı alçaktan uçan helikopterlere boş soda şişesi fırlattı. Bazı eylemciler güvertede atacak birşey kalmayınca geminin mutfağındaki soğanları üst güverteye taşıdılar. Soğanlar da helikopterlere karşı silah olarak kullanıldı.

http://www.hurriyet.com.tr / Turkiye haberler

Read more...

Aglayan komando !

İsrail'in sildiği Fotoğraflar


http://fotogaleri.hurriyet.com.tr

Read more...

Kan revan içinde İstanbul'a geldi !

>> събота, 5 юни 2010 г.

Kan revan içinde İstanbul'a geldi !









Faruk ZABCI/LONDRA 5 Haziran 2010
Kan revan içinde İstanbul'a geldi
Mavi Marmara’ya saldırı sırasında iki İsrail komandosunun silahlarını alıp onları etkisiz hale getiren eski Amerikan Deniz Komandosu Ken O’Keefe (40), tüm gönüllüler Turkiye’ye sınır dışı edildikten sonra Gazze’ye gitmekte ısrar ettiğinden İsrail askerleri tarafından dövüldü ve dün İsrail’de can güvenliği kalmayınca THY uçağı ile üstündeki kanlı elbiseleri ile Atatürk Havalimanı’na geldi.
Kapakta ABD'li eski deniz piyadesinin kanlı görüntüsünü verdik. Hurriyet.com.tr İsrail'de yaşanan insanlık dramını gözler önüne sermek için bu fotoğrafı kullandı.


İŞTE MAVİ MARMARA'DAN İLK KEZ YAYINLANAN GÖRÜNTÜLER / WEB TV

Aynı zamanda Filistin vatandaşı olan gönüllü, Filistin vatandaşlık kağıtlarını gösterip Gazze’ye gitmekte ısrar edince İsraillilerin kötü muamelesiyle karşılaştı.

İşkence sırasında başı kilitlenip boğazı sıkıştırılınca tutuklu olduğu yerde yemek yiyemediğinden aç kalan Ken O’Keefe’e iki yıl önce 2008 yılı Ağustos ayında 2 Gazze’ye Özgürlük gemisinden birine kaptanlık yaptığından Filistinliler tarafından Filistin vatandaşlığı verildiği öğrenildi.

ABD VATANDAŞLIĞINI REDDETTİ

2003 yılında Irak Savaşı’nı önlemek için Canlı Kalkan hareketini başlatan Ken O’Keefe’nin bu savaş yüzünden ABD vatandaşlığını reddettiği ve pasaportunu yırttığına tanık oldum. Büyükannesi İrlandalı olduğu için İrlanda vatandaşlığına geçen aktivistin, Mavi Marmara saldırısından sonra İsrail’lilerin sınır dışı etme girişimlerini reddettiği ve İsrail’de yargıç karşısına çıktığı öğrenildi. Çarşamba günü Ben Gurion Havaalanı’na transfer edilen Ken O’Keefe’nin Filistinlinli olduğunu kabul eden İsrail makamları, belgelerin yanlış olduğunu ileri sürdüler. İsrail polisi ve yetkililer tarafından başından dövülen ve büyük bir olasılıkla kaburga kemikleri kırılan vücudunun çürük içinde olduğu görüldü.

İlk dövülmesinde başı kilitlenen aktivistin avukat bulamadığı ve telefon konuşması yapamadığı için sağlık muayenesini reddettiği öğrenildi. Perşembe günü mahkemeye çıkan Ken O’Keefe, yargıcın sınır dışı mahkemesi sürerken gözaltında tutulması kararı üzerine İsrail’i terk etmeyi tercih etti. İkinci kez hücrede dövüldükten sonra da eski deniz komandosu, tedavi edilme teklifini reddetti.

Ken O’Keefe’i İstanbul’da İrlanda Konsolosluğu yetkilileri karşıladı.

Ken O’Keefe, telefonla şu ifadeyi verdi: Gemiyi savunma rolümü tartışmak isterim. İki İsrail komandosunu silahsız hale getirdim. İsraillilerin elinde iki kez dayak yedim”

Tutukluyken iki kez dövülen Ken O’Keefe’nin Filistinli eşi Fadwa Dajani, Hürriyet’e bilgi verirken Ken ile iki üç kez telefonla konuştuğunu söylerken “İlk dövmelerinde boynunu kitleyen bir işkence uyguladılar. Ken bu yüzden gırtlağı tahriş olduğundan yemek yiyemedi ve aç kaldı. Ertesi gün Filistin’e geçebilmek için direndi ve yargıç karşısına çıktı. Mahkeme sınır dışına karar verince avukatı İsrail’de can güvenliği kalmadığından burayı terk etmesini tavsiye etti. Mahkemeden sonra kaldığı hücrede İsrailliler onu ikinci kez dövdüler. Onun İsrail’de kalmasını istemediler. İrlanda’ya İsrail’i terk etmesi için telkinde bulundular” diye konuştu. Fadwa Dajani, İsraillilerin kanlı elbiselerini çıkartıp temiz elbise giymesi talebini de eşinin geri çevirdiğine dikkat çekti.

CANLI KALKAN OLARAK GİTMİŞTİ

2003 yılında benle birlikte Irak savaşını önlemek için Canlı Kalkan olarak Bağdat’a gelen Ken O’Keefe, Birinci Körfez Savaşı’nda Marine komandosu olarak savaşa girmiş ve ondan sonra savaşa karşı bir aktivist olarak faaliyet göstermiş ve canlı kalkan olarak gittiği Irak’tan dönünce birkaç yıl önce İngiltere’de Filistinli Fadiwa Dajani ile evlenmişti.

http://www.hurriyet.com.tr / Turkiye haberler

Read more...

İsrail, Rachel Corrie gemisine müdahale etti !

İsrail,Rachel Corrie gemisine müdahale etti !


Reuters ajansı, İsrail donanmasının Gazze'ye insani yardım götüren İrlanda gemisi Rachel Corrie'ye müdahale ettiğini duyurdu.

İsrail radyosu, takibi yapan 3 İsrail gemisinin, Rachel Corrie'yi çatışma olmadan durdurduğunu, yaralı olmadığını bildirdi.

BU KEZ KOMANDOLAR ÇIKMADI

Gazze'ye yardım götüren İrlanda gemisine İsrail askeri gemilerinin el koymadığı, ''yol kestiği'' bildirildi.

''Özgür Gazze Hareketi'' örgütünden Greta Berlin, şu açıklamada bulundu:

''Rachel Corrie gemisi mürettebatı ve yardım gönüllüleriyle telsiz irtibatımız, İsrail devlet radyosundan gelen bilgiyle yanlış verildi. Güverteye komandolar çıkmadı. Sadece İsrail askeri gemilerince Rachel Corrie'nin yolu kesildi.''

Akdeniz'de karaya 35 mil açıkta İsrail ordusunun üç askeri gemisince takip edilen Rachel Corrie gemisi, adını 2003'te İsrail buldozerleri altında can veren Amerikalı Filistin dostundan alıyor.

''Rachel Corrie'' gemisinde bulunan 1976 Nobel Barış Ödülü sahibi Mairead Maguire, BM'den ya da bağımsız bir uluslararası kuruluştan yetkililerin, Gazze'ye ulaşmadan önce gemideki yardım malzemesini kontrol etmesine açık olduklarını bildirmişti.

İsrail hükümeti de geminin Aşdod Limanı'na çekilmesini istedi.

05 Haziran 2010,Cumartesi

http://zaman.com.tr / Turkiye haberler

Read more...

Başbakan: Türkiye'yi başkalarına benzetmeyin !

>> вторник, 1 юни 2010 г.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İskenderun'daki PKK saldırısı ve İsrail'in yardım gemilerine saldırısıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Bu tarihi grup toplantısında Başbakan Erdoğan'ın konuşmaları, grup toplantı salonuna ilk kez kurulan tercüman kabinlerindeki tercümanlar aracılığıyla İngilizce ve Arapça'ya çevrildi.



TARİHİ GRUP TOPLANTISINDAN KARELER


BAŞBAKAN İSRAİL'E MEYDAN OKUDU / WEB TV


İŞTE BAŞBAKAN'IN AÇIKLAMALARI - 1 / WEB TV


BAŞBAKAN'IN AÇIKLAMALARI - 2 / WEB TV


BAŞBAKAN'IN AÇIKLAMALARI - 3 / WEB TV


İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Bugün sadece aziz milletime değil bütün insanlığa seslenmek istiyorum. Bütün insanlığın vicdanına seslenmek duygularımı açık yüreklilikle paylaşmak istiyorum.

Dün gecenin en karanlık anında iki kanlı saldırı gerçekleşti. Bunlardan birincisi İskenderun’daki askeri birliğimize yönelik terörist saldırıydı, bu hain saldırıda 6 askerimiz şehit oldu, 7 askerimiz yaralandı.

İçinde merhamet ve şefkat olan yardım gemiler menzillerine varamadı. Dün sabah, İsrail ordusuna ait silahlı unsurlar, Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırıda bulundu. Masum insanların kanını döktü.

SALDIRI ULUSLARARASI HUKUKA YAPILDI

İsrail'in Gazze'ye insani yardım götüren gemilere yaptığı kanlı katliam her türlü laneti hak etmiş bir katliamdır. Yapılan bu saldırı açıkça uluslararası hukuka yapılmıştır, insanlığın vicdanına yapılmış, dünya barışına yapılmıştır.

Bu saldırı uluslararası hukuka yapılmıştır. İnsanlığın vicdanına yapılmıştır. İnsanlığın vicdanına diyorum, zira o gemilerde her milletten her dinden insanlar, sadece ama sadece abluka altındaki Gazze’ye insani yardım götürüyorlardı. Gemiler hareket etmeden önce, bütün dünyaya yüklerini niyetlerini deklere etmişti. Bu yardımın şahidi olarak dünyadan ve ülkeden 60 tane gazeteci gemilere binmişti.

Açık denizde mazlum, yoksul insanlara, evleri yıkılmış Filistinlilere yardım götüren 600 insana ve 6 gemiye yapılan bu silahlı saldırının, BM’nin temel felsefesine yapılmış bir saldırı olduğu açıktır.

GEMİLER BEYAZ BAYRAĞA RAĞMEN SALDIRIYA UĞRADI

Gemilerde sivillerden, yardım gönüllülerinden başka yolcu bulunmamaktaydı. Gemilere beyaz bayrak çekilmişti. Tüm bunlara rağmen gemiler silahlı saldırıya maruz kaldı. Biz o sırada Latin Amerika programındaydık. Hatay’da meydana gelen menfur saldırı ve İsrail’in hukuksuz saldırısı nedeniyle temaslarımızı yarıda keserek Türkiye’ye döndük.

Gereken adımları, Türkiye’de arkadaşlarımla müşterek atmaya başladık. Dün sabah Bülent Arınç, ilgili bakanlarla toplantı gerçekleştirerek meseleyi ele aldı. Dışişleri Bakanlığımız, silahlı kuvvetlerimiz gelişmeleri yakından takip ettiler.

Türkiye Cumhuriyeti, uluslararası hukukun ve diplomasinin bütün imkanlarını kullanmaktadır ve bundan sonra da kullanacaktır.

SALDIRI KINANDI

Uluslararası camiayla da irtibatlar kurdum. Bu çerçevede yapılması gerekenleri tüm boyutlarıyla masaya yatırdık. Türkiye Cumhuriyeti, uluslararası hukuku kullanmaktadır. Bu çerçevede, Türkiye’nin Tel – Aviv büyükelçisi geri çağırılmıştır. Müşterek 3 tatbikat iptal edilmiştir. Dışişleri Bakanımız New York’a gitmiş, BM Güvenlik Konseyi acil olarak toplanmıştır. BM Güvenlik Konseyi saldırıyı kınamıştır.

İsrail’de bulunan genç milli futbol takımımızın yapacağı maçlar iptal edilmiştir. NATO Konseyi Olağanüstü toplantıya çağırılmıştır. Arap Birliği, AB gereken tüm kuruluşlar göreve davet edilmektedir. İslam Konferansı örgütü Pazartesi toplanacaktır.

KENDİ YARALARIMIZI SARABİLECEK KUDRETTEYİZ

İsrail yaralıları biz gönderelim demiştir, ancak biz kendi yaralılarımızı alabilecek kudretteyiz diyerek onların bu teklifini reddettik.

El konulan gemilerin serbest bırakılma çağrısı yapılmıştır. Tüm yaralıların tedavilerinin Türkiye’de yapılması için gerekenler yapılmıştır.

Olayın yaşandığı ilk andan itibaren, bilgi almayı engelleyen İsrail’i, dünya kamuoyunu doğru bilgilendirmesi gerekmektedir. İsrail bir an önce durumun vahametini anlamalı ve yanlış yapmaya devam etmemelidir. İsrail’in bu aşamada sergilediği tavır da ibretle izlenmektedir.

GAZZE'YE AMBARGO DERHAL KALKMALIDIR

Bir kez daha ifade ediyoruz. İsrail Gazze’ye yönelik insanlık dışı ambargoyu derhal kaldırmalıdır. Filistin halkına gönderilen insani yardımların yerine ulaştırılmasında engel olmamalıdır. Biz bildiğiniz gibi ispanya ile birlikte medeniyetler ittifakı çalışması yürüyoruz. Amacımız farklı medeniyetlerin kültürlerin bir arada yaşayabileceği düşüncesi için çaba göstermektir.

Üzülerek söylemeliyim ki, dün yaşananlar, insanlığın ortak medeniyeti açısından kara bir leke olmuştur. Büyük bir ayıp olarak kayda geçmiştir.

Masum insanları katletmek, sivil insanlara terörist muamelesi yapmak insanlık açısından büyük bir sükuttur, alçakça bir pervasızlıktır.

SAVAŞIN DA BARIŞIN DA BİR HUKUKU VAR

Biz biliyoruz ki savaşın da barışın da bir hukuku vardır. Savaşta çocuklara saldırılmaz, savaşta kadınlara yaşlılara saldırılmaz, savaşta sivillere din adamlarına saldırılmaz, savaşta beyaz bayrak çekenlere saldırılmaz.

Savaşta değil, barışta bunlara saldıranlar ise sadece hukuku çiğnemekle kalmazlar, insanlığı ayaklar altına alır, insanlıktan çıkmış olurlar.

Zorbalar, haydutlar, korsanlar bile belli ahlak kuralına uyarlar. Hiçbir hassasiyete uymayanları bu sıfatı yakıştırmak bile iltifat olur.

Dünya barışı çok büyük bir yara almıştır. İsrail hükümetinin bu pervasız, hak hukuk tanımayan saldırısı mutlaka ama mutlaka cezalandırılmalıdır.

Yalan söylemeyi devlet politikası hale getiren, işlediği suçtan yüzü kızarmayan bir yönetimden soruşturma beklemek yerine, uluslararası camia bu olayı soruşturmalı ve hukuki olarak sorgulamadır.

DOSTLUĞUMUZ NE KADAR KIYMETLİYSE DÜŞMALIĞIMIZ DA O KADAR ŞİDDETLİDİR

Türkiye yeni yetme köksüz bir devlet değildir. Bir kabile devleti hiç değildir. Kimse Türkiye’nin sabrını test etmeye kalkmamalıdır. Türkiye’nin dostluğu ne kadar kıymetliyse, düşmanlığı da o kadar şiddetlidir. Türkiye’nin dostluğunu kaybetmek bile başlı başına bir bedelidir.

Biz İsrail halkı ve Musevilerle her zaman dost olduk. Bu saldırıyı şiddetle eleştiren İsrailli insanlar, bu olayın ne kadar büyük bir yanlış olduğunu, dostluğa vurulmuş ağır bir darbe olduğunu çok iyi anlamaktadır.

Mesele hak hukuk tanımayan mevcut yönetiminin, şiddet uygulaması kan dökmesi, barışı tehdit eden yaklaşımlar sergilemesidir.

Bugün yeni bir gündür, bugün bir milattır. Hiçbirşeyin eskisi gibi olmayacağı açıktır.

HESAP VERMEDEN KENDİLERİNİ ANLATAMAZLAR

Alanen cinayet işleyen, alanen katliam yapan saldırgan bir devletin, pişmanlık dilemeden ve hesap vermeden insanlığa kendisini anlatması mümkün değildir.

O gemiler birer merhamet gerisiydi. Kendi karasularından 72 mil açıkta, tamamen açık denizde ve uluslar arası sularda bir sivil gemiye müdahalede bulunmak, yolcuları alı koymak bile başlı başına bir suçtur. Masum insanlara silahla saldırarak, kan akıtmak, katliamda bulunmak ise açıkça devlet terörüdür.

İnkar ediyorlar, bize ateş edildi. Artık sizin bu yalanlarınızdan bıktık. Dürüst olun, dürüst. El konulan gemiler personel ve gönüllülerle birlikte derhal serbest bırakılmalıdır. Gönüllüleri ve onlarla birlikte olan AP milletvekillerini, 60 gazeteciyi, kimse insani yardım amacının dışında yola çıkmış gibi gösteremez. Bu saldırı israil’in yıllardır Filistin’e reva gördüğü insanlık dışı zulmü bir kez daha ortaya koydu.

ÖLDÜRMEYİ İYİ BİLİYORLAR

Daha önce de söyledim. Öldürmeyi iyi bildiklerini söyledim. Cinayeti katliamı ne ölçüde iyi bildiklerini bir kez daha dünyaya göstermişlerdir. Sedyede, yaralı ve onu bile kelepçeliyorsun. Bunun izahı var mı? İnsanlıktan bunların ne kadar nasibi olduğunu, artık hiçbir şekilde dünyaya anlatmak mümkün değildir. kuru kuruya lanetlemek yetmiyor. Artık netice almak durumundayız.

Bir gün gücün değil, bir gün adaletin yerini bulacağını bilmelidir. Bunu istiyorum.

BÜTÜN DÜNYANIN SORUNUDUR

Kan dökücü siyasetiyle İsrail, hiçbir gerekçeyle işlediği bu kanlı cinayeti meşru gösteremez, izah edemez. İsrail hiçbir mazeretle gerekçeyle, elindeki kanı temizleyemez. Bu saldırının ortaya çıkardığı sorun, artık bütün dünyanın sorunudur.

İsrail’in kanlı saldırılarına her kim göz yumarsa, bilmelidir ki bu kanlı saldırılarda onlar da bizzat suç ortağıdır. Meselenin teröre karşı savunma olmadığı, terörle mücadele olmadığı, meselenin bir şehri bir şehrin insanlarını katletme girişimi olduğu bir kez daha oratya çıkmıştır.

TÜRKİYE'Yİ BAŞKALARINA BENZETMESİNLER

Op insanların üzerine fostor bombaları deneyeceksiniz, hastaneleri camileri bombalayacaksınız, hatta BM Ofisini hedef alacaksınız. Bu hukuksuzluk yetmez gibi, o insanları her türlü ihtiyaçlarından mahrum bırakacaksınız.

O insanlara ilaç gıda inşaat malzemesi ulaştırmaya çalışan yardım gönüllülerinden bile insanlık dışı vahşetinizi esirgemeyeceksiniz. Herkes bu hukuksuzluğa göz yumabilir. Açık söylüyorum. Sinsice destekleyebilir. Ama İsrail, Türkiye’yi başkalarına benzetmek gibi bir hatanın içine düşmesin.

Böyle bir hataya düşmesin, bedeli ağır olur. Açık denizde cinayet işleyen İsrail, bu kanlı eylemiyle bütün dünyaya karşı yalnızlığı, tecrit olmayı seçmiştir.

GÖZÜMÜZÜ YUMMAYACAĞIZ

Herkes sussa, gözünü yumsa, sırtını dönse bile, biz Türkiye olarak Filistin’e, Gazze’ye sırtımızı dönmeyeceğiz, gözümüzü yummayacağız.

Milletimiz metin olmalıdır. Şehitlerimizi bağrımıza basacağız, yaralılarımızın yaralarını hep birlikte saracağız. Türkiye genelinde vatandaşlarımızın büyük bir hassasiyetle meseleyi takip ettiğini memnuniyetle müşahede ediyoruz. İnsanlığın vicdanından süzülen sevgi ve dostluk gemileri bir gün engelleri aşarak menzillerine ulaşacaktır.

Bu hukuk dışı saldırının arkasında olduklarını söyleyenlere sesleniyorum.

Siz ne kadar hukuk dışılığın arkasındaysanız, biz o kadar hukukun arkasındayız. Siz ne kadar terörün kanlı operasyonun arkasındaysanız, biz o kadar barışın adaletin arkasındayız.

Siz ne kadar sivillerin, Gazze’deki mazlumların karşısındaysanız, biz o kadar masumların Filistinlilerin Gazze’lilerin yanındayız.

Terörist saldırıyla ilgili görüşlerimi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Askeri birliğimize gerçekleştiren saldırıda 6 askerimiz şehit oldu, 7 askerimiz yaralandı. Bu hain saldırıyı şiddetle lanetliyorum.

AMAÇLARINA ULAŞAMAYACAKLAR

Şehitlerimize Allah’tan rahmet sevgili ailesine sabır diliyorum. Terör örgütü bir kez daha alçak yüzünü ortaya koymuştur. Türkiye’nin birliğini hedef alan bu saldırı, daha öncekiler gibi amacına ulaşamayacaktır. Terör örgütünün kirli oyunları kesinlikle hayata geçemeyecek.

Biz analar ağlamasın, akan kan dursun diyerek, demokratik açılım, milli birlik ve kardeşlik projesini bir sürece soktuk. Özellikle son dönemde, Türkiye her açıdan demokratik standartlarını yükseltiyor. Her alanda önemli gelişmeler yaşanıyor. Türkiye ne zaman yükselişe geçse, bir karanlık el devreye giriyor. Bu gelişme sürecini sabote etmeye çalışıyor. Biz demokrasi dedikçe birileri teröre sarılıyor. Biz hak hukuk refah dedikçe, birileri kan dökmeye başlıyor.

Peki soruyorum size? Bundan kim kazanıyor, kim kaybediyor? Biz Anayasa değişikliği yapıyoruz, halk karar versin diyorum. Kirli oyunlar tezgaha sürülüyor. Milletim bu karanlık senaryoları artık çok iyi görmelidir. Biz Ak Parti olarak terörle mücadeleden asla taviz vermeyeceğiz. Güvenliği de demokratikleşmeyi de eş zamanlı olarak hayata geçirmenin çabası içinde olacağız. Türkiye doğru bildiği yolda, emin adımlarla yürümeye devam edecektir.



http://www.hurriyet.com.tr / Turkiye haberler

Read more...

  © Blogger template Webnolia by Ourblogtemplates.com 2009

Back to TOP